Domuz Gribinde Son Durum
Dr. Gündüz Tezmen
Dahiliye (İç Hastalıkları)
Domuz Gribi konusunda farklı söylemler kafaları karıştırıyor. Son bilimsel çalışmaların ışığında bu hastalıkta izlenmesi gereken yol şöyle;

 

H1N1 tipi grip virüsü ile oluşan domuz gribi, İlk kez saptandığı Nisan 2009’dan bu yana mevsimsel özellik nedeniyle, başta güney yarıküre olmak üzere dünyanın pek çok ülkesine yayılmıştır.
 
Her ne kadar birçok ülke hafif seyirli vakaları bildirmemeye başladıysa da 11 Ekim tarihi itibariyle bildirilen 400 bin kadar domuz gribi vakası olmuştur. Bu tarihe kadar bu hastalıktan kaybedilen hasta sayısı 4735’dir.

Dünyadaki deneyim, hastaların çok büyük bölümünde, mevsimsel grip benzeri hafif bir tabloyla seyrettiğini, tedavi gerekmeksizin, bir hafta içinde tümüyle iyileşme sağlandığını göstermektedir. Temel kaygı, hastalığın hızlı ve ağır bir seyir gösterdiği bazı alt gruplarda yoğunlaşmaktadır. Bu hasta gruplarında, ciddi pnömoni (zatürre) veya astım, kronik bronşit, KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) gibi hastalıkların kötüleştiği ve bu nedenle daha sık hastane ve yoğun bakım birimlerine yatış görülmektedir.

 
Dünya deneyimi, ağır H1N1 enfeksiyonunun yol açtığı klinik tablonun mevsimsel gripte gözlenenden belirgin şekilde farklı olduğunu göstermektedir. Ciddi hastalık için üç temel risk grubu belirlenmiştir: altta yatan önemli sağlık sorunu (KOAH, astım gibi kronik solunum sistemi hastalıkları, diyabet, kronik kalp-damar hastalıkları, bağışıklığın baskılanması) olanlar, özellikle ilk üç ay içindeki hamileler, iki yaş altı çocuklar. Bu üç grubun dışında, obes hastalarda da ciddi klinik tablolara rastlanmıştır. Son olarak, daha düşük oranda, sağlıklı gençlerde de ciddi hastalık tablosu gelişebilmektedir.
 
Kimler aşı olmalı
Uluslar arası kuruluşlar aşağıdaki grupların öncelikli olarak aşılanmasını önermiştir: Hamileler, 6 ay -24 yaş arası çocuklar, 6 aydan daha küçük bebeklere bakım veren ya da birlikte yaşayan kişiler, 24-64 yaş arasındaki astım, diyabet gibi kronik hastalığı olan ya da bağışıklık sistemi zayıflamış olan kişiler, sağlık personeli. Hamilelerin aşılanması bebeklerde bir sağlık sorununa yol açmamakta, aksine annede oluşan antikorların bebeğe de geçerek koruyucu olabileceği bildirilmektedir. Mevsimsel grip aşısı, domuz gribine karşı koruyucu değildir; bu nedenle iki aşının ayrı ayrı uygulanması gereklidir.

 
Mevsimsel grip için risk grubu olduğu bilinen 60 yaş üstü popülasyonda şimdiye dek domuz gribi nedeniyle hastane başvurularının görece düşük olduğu gözlenmiştir. Bunun, bu yaş grubunun önceden geçirdiği enfeksiyonlardan kazandığı bağışıklıkla ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle, domuz gribi aşılamasında öncelikli gruplar arasında yer almamaktadır.

 
Aşılar güvenli mi?
Tüm ülkeler ruhsatlama sürecinde, aşıların etkinlik ve güvenliliğini dikkatle incelemektedir; ancak, pandemik virusun yeni bir virus olması nedeniyle, halen klinik ve laboratuar izlem çalışmaları sürmektedir. Bugüne dek tamamlanan çalışmalarda, üretilen aşıların mevsimsel grip aşıları kadar güvenli olduğu gözlenmiştir.

Aşıların üretim sürecinde değişik katkı maddelerinin kullanılması gerekmektedir. Bunlardan biri, adjuvan olarak tanımlanan, aşının etkinliğini arttıran ve şimdiye dek pek çok aşıda kullanılan maddelerdir. Yapılmış olan 70 klinik çalışmada, insan sağlığı açısından anlamlı bir soruna yol açmadıkları gözlenmiştir. Diğer bir katkı maddesi, cıva içeren tiyomersal tiyosalisilattır ve aşının steril kalmasını sağlayan bir koruyucudur. Cıva içeriği, besin maddelerinde izin verilen düzeyin altındadır ve DSÖ uzmanlar kurulu, sağlık için bir tehdit oluşturmayacağını bildirmiştir.

 
Aşının güvenliliği kapsamında, Guillain-Barre Sendromu (GBS) olarak tanımlanan, sinir sistemini tutan ve milyonda 1-2 oranında görülen bir hastalığa yol açabileceğine ilişkin söylemler vardır. Ancak, mevsimsel grip aşıları ile elde edilen deneyim, aşıların bu hastalıkla kesin kanıtlanmış bir ilişkisi olmadığını; buna karşılık, influenza enfeksiyonunun kendisisinin GBS’ye yol açabileceğini göstermektedir.

 
Korunma önemli
Sağlık Bakanlığı, korunma önerileri olarak, sık sık su ve sabunla ellerin yıkanması, sabun olmayan ortamlarda, varsa, alkol bazlı dezenfektanların kullanılması, gözler, burun ve ağıza elle temastan kaçınılması, öksürük ve hapşırık esnasında ağız ve burnun tek kullanımlık kağıt mendillerle kapatılması ve mendilin çöp kutusuna atılması, mendil yoksa, kolun iç yüzüne hapşırılması, içinde bulunulan mekanların havalandırılması, sık dokunulan eşyaların ve yüzeylerin temiz tutulması, grip belirtileri olan çocukların kreş ya da okula gönderilmeyip evde tutulması ve mümkün olduğunca diğer kişilerle temaslarının sınırlandırılması önerilmektedir.

Kaynak:Türk Toraks Derneği
©2010 saglicaklakal.com
Trend Bilişim Tanıtım Pazarlama Hizmetler Ticaret Limited Şirket
Halaskargazi Caddesi
No 146/5 Şişli 34363 İstanbul
Tel: 212- 343 44 44
Faks: 212 - 230 84 84
iletisim@saglicaklakal.com
Buradaki yayınlar bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve hekim konsültasyonunun yerine konulamaz.