Anasayfa | Sağlığınız | Diyet ve Beslenme | Güzellik ve Bakım | Sağlık Gündemi
Site Haritası
YazdırYAZDIRTavsiye EtTAVSİYE ET
Tüp Bebekte Doğru Bilinen Yanlışlar
Op.Dr. Erbil Yağmur
Kadın Hastalıkları ve Doğum (Jinekoloji)

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar anne adaylarında ileri yaşlarda kansere yol açabilir
YANLIŞ

Tüp bebek tedavilerinde yumurtaları fazlalaştırmak ve büyütmek için kullandığımız hormonal ilaçlar nerdeyse 40 yıldır uygulanmaktadır. Başka bir deyişle bu ilaçları kullanmış hanımlar artık 60'lı yaşlarına bile gelmiştir. Yapılan araştırmalarda infertilite tedavisi görmüş hanımlarda tedavi görmemişlere göre artmış bir kanser riskinin olmadığını göstermiştir. Burada dikkat edilmesi gereken husus bazı infertilite tedavisi görmüş hanımlarda doğal olarak yani genetik olarak kanser gelişme riski mevcuttur. Bu durumun kullanılan ilaçlar ile bağlantısı bulunmamaktadır

Tüp bebek tedavisinde yumurtalarım büyütülüp toplandığı için erken menapoza girme riskim artar
YANLIŞ

Genel bilgi vermek gerekirse kız çocukları doğdukları zaman yumurtalıklarında yaklaşık 400 bin adet yumurta mevcuttur ve bu yumurta sayısı menopoza girme sürecine kadar azalmaya başlar yani yaklaşık 50 yıl içersinde tükenirler. Tedavi sırasında bizlerin yumurtalıklardan topladığımız ortalama yumurta sayısı 12-13 adet kadardır. Sonuçta yumurtalık havuzundan alınan bu miktardaki yumurta tükenmeye yol açmaz ve menopozu hızlandırmaz. Karıştırılan konu ise bazı hanımlarda nedeni bilemediğimiz bir şekilde yumurtalıklarındaki rezerv azalmakta ve tüp bebek tedavisi görmek zorunda kalmaktadırlar. Bu kişilerde tedaviden dolayı değil süregelen rahatsızlıklarından dolayı erken menopoza girme riski olabilir.

Tüp bebek yönteminde özellikle mikroenjeksiyon ile seçilmiş sperm kullanıldığı için bebekler daha sağlıklı olur
YANLIŞ

Normal bir gebeliğin oluşması için annenin yumurtasını dölleyebilmek için babanın milyonlarca spermi bir yarış içindedir ve bunların içerisinde belki de en sağlıklı en kuvvetli olanı yumurtayı döllemektedir. Tüp bebek tedavilerinde ise bizler mikroskop altında hareketliliği, şekli gibi bazı kriterlere bakarak babanın spermini seçip çok ince bir iğne vasıtasıyla suni dölleme yapıyoruz. Yani doğal yollarda yarışı kazanan sperm, tüp bebekde ise görüntüsü hoşumuza giden sperm dölleme yapmaktadır. Bu yüzden dolayıdır ki asıl seçilen sperm doğal yollardan gelişen gebeliklerde olmaktadır.

Tüp bebek yöntemleriyle doğmuş bebeklerde ağır doğumsal anomali riski fazlalaşmamıştır
DOĞRU
İlk tüp bebeğin doğduğu günden itibaren 30 yıldan fazla, ilk mikroenjeksiyon bebeğinin doğduğundan itibaren ise 15 yıldan fazla zaman geçmiştir. Sonuç itibariyle üremeye yardımcı yöntemler ile doğmuş bebeklerin gelişimlerini izlemek için yeterli süre geçmiş bulunmaktadır. Bu konuyla ilgili yapılan araştırmalarda hayat kalitesini bozan majör anomali dediğimiz sakatlıkların doğal yollardan gelişen gebeliklere göre artmadığını göstermiştir. Bazı araştırmalarda minör anomali dediğimiz örneğin halk arasında peygamber sünneti olarak adlandırılan hipospadias gibi problemlere çok az farkla arttığı gösterilmiştir. Ayrıca şunu unutmamak gerekir tedavi gören çiftlerin altta yatan bazı problemleri olabilmekte ve çocuklarına geçebilme olasılığı bulunabilmektedir. Bu durumda tedaviden bağımsız olarak ailevi yatkınlık nedeni ile tüp bebek tedavisinde doğan bebeklerde problemlere rastlanabilir.


Mikroenjeksiyon tüp bebek tedavisinden farklı bir yöntemdir
YANLIŞ
Doğrusunu söylemek gerekirse bizlerin yaptığı tedaviye üremeye yardımcı tedavi teknikleri denmektedir, ancak halk arasında laboratuar koşullarında bebekler elde ediliyormuş gibi algılandığı için tüp bebek tedavisi terminolojiye girmiştir. İlginç olanı ise laboratuar koşullarında test tüpü dediğimiz aletleri çok az kullanmamız, onlar yerine ufak tabak şeklinde olan aletlerde embiryo gelişimini yapmamızdır. Genelde hastaların hazırlanması, yumurtaaların toplanması ve döllenmiş embiryoların anne rahmine verilme işlemine tüp bebek tedavisi denir. Mikroenjeksiyon ise işin mutfak kısmında yani laboratuarda yapılan suni dölleme tekniğine verilen addır. Her bir sperm özel bir mikroskop ile yumurta içine şırınga edilir ve dölleme sağlanır. Klasik yöntemde ise yumurtanın etrafına yaklaşık 100 bin adet sperm bırakılarak döllenmenin kendiliğinden olması beklenir. Son yıllarda sadece Türkiyede değil Avrupa ve Amerikada da merkezlerin çoğu mikroenjeksiyon tekniğini tamamiyle kullanmaktadır.

Tüp bebek tedavilerinde dış gebelik riski fazlalaşmaktadır
DOĞRU
Tüp bebek tedavisi sonucu elde ettiğimiz embiryoları anne rahmi içersine transfer etmekteyiz ve doğal bir süreci taklit etmiş oluyoruz. Çünkü normal gebelikte yumurta ile sperm rahim kanallarında döllenir ve embiryo haline gelince rahmin içersine düşüp döllenir.
Teşhis ettiğimiz zaman anlatmakta zorlandığımız durumlardan biri de gebeliğin için dış gebelik olduğudur. Rahmin içersine verdiğimiz embiryolar bazen nedenini tam bilemediğimiz sebeblerden dolayı kanallara doğru gidip yerleşmekte ve dış gebeliğe yol açmaktadırlar. Doğal gebeliklere göre risk nerdeyse 2 kat daha fazla artmaktadır. Ancak unutmamak gerekir ki dış gebeliğin görülme olasılığı da %2'nin üzerinde değildir.

Tüp bebekde ilk deneme genellikle başarısız olur
YANLIŞ
Bazı hastalar ilk denemelerinde hastanın yeterince tanınmadığı için hatta bazen de maddi kaygılardan dolayı başarısız sonuçlanacağını sanmaktadırlar. Bu tamamiyle yanlış bir öngörüdür, çünkü tedaviyi yürüten doktorların asıl amacı en kısa sürede çiftlerin mutlu sona ulaşması ve daha fazla maddi ve manevi yıpranmaya gerek kalmadan ilk denemede gebe kalmalarını sağlamaktır. Unutmamak gerekir ki tüp bebek tedavisi maalesef %100 sonuç vermemektedir ve hastalarımızın bir kısmı netice alamamaktadır. Bazen ilk tedavi sırasında problemler ile karşılaşabiliyoruz ve kaynağına göre bazı testler ve tedaviler yaparak ikinci denemede başarılı olabilmekteyiz.
 

Psk. Merve Tepeli Yürüten
Sanal dünyanın etkisinde çok fazla kalarak yetişen nesil, yüz yüze iletişim ve ikili ilişkiler konusunda, gerçek dünyaya ve onun koşullarına ayak uydurmada sorun yaşamaktadır.
Uzm.Dyt. FATOŞ ÖZCAN
Anti-oksidantlar ve bazı besin maddelerini günlük beslenmemize eklememiz bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapacaktır
Uzm. Dyt. FATOŞ ÖZCAN
Bağışıklık sistemimiz, bizi enfeksiyonlardan, kanserlerden ve çevresel zararlardan korur, yanık ya da ameliyat sonrası iyileşmeyi çabuklaştırır.
Prof. Dr Tevfik Özlü
5727 sayılı yasayla gelen sigara içme yasağının iş yerlerinde uygulanmasıyla, söz konusu işletmelerin zarar ettiği iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Bu sözlerin söz konusu yasağın arkasındaki büyük kamuoyu desteğini azaltmak, yasağı gevşetmek amacıyla bilinçli olarak öne sürüldüğü inancındayım.
Psk. Merve Tepeli Yürüten
Unutmamalıdır ki, hayatı boyunca kusursuzluğu ararken kendini unutan çok insan vardır.
©2010 saglicaklakal.com
Trend Bilişim Tanıtım Pazarlama Hizmetler Ticaret Limited Şirket
Halaskargazi Caddesi
No 146/5 Şişli 34363 İstanbul
Tel: 212- 343 44 44
Faks: 212 - 230 84 84
iletisim@saglicaklakal.com
Buradaki yayınlar bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve hekim konsültasyonunun yerine konulamaz.