Anasayfa | Sağlığınız | Diyet ve Beslenme | Güzellik ve Bakım | Sağlık Gündemi
Site Haritası
YazdırYAZDIRTavsiye EtTAVSİYE ET
Hamilelikte düzenli kahve içmek bebeğin doğum kilosunu düşürüyor
Özellikle gebelik sürecinde alınan aşırı kafeinin, bebeğinizin sağlığı açısından geri dönülmesi imkânsız sonuçlar doğurabileceğini hiç düşündünüz mü?
  • Diyet içecekler erken doğuma sebep olabiliyor
  • Hamilelikte düzenli kahve içmek bebeğin doğum kilosunu düşürüyor
  • Hamilelikte sebze tüketin
  • Sizin ve bebeğinizin ihtiyacı kadar yemek yiyin
  • Gebelikte mide bulantısına karşı öneriler
  • Hamilelikte kalsiyum alımı bebeğin kalbini güçlendiriyor
  • Obezite hamilelikte riskler taşıyor
  • Obez gebeliklere dikkat!
  • Şişmanlığın temelleri anne karnında atılıyor!!!
  • Emzirmek kilo vermeye yardımcı oluyor
  • Hamilelik döneminde konservelerden uzak durun
  • Kafein gebelikte önerilmiyor
  • Hamilelikte aşırı fıstık tüketmek sakıncalı
  • Hamilelikte bol bol balık yiyin
  • Hamilelikte Elma Yiyin
  • Hamilelikte Ton Balığı Yenebilir mi?
  • Zencefil hamilelik bulantılarını önlüyor
  • Hamilelikte balık tüketimine dikkat edilmesi gerek
  • Hamilelik döneminde nasıl beslenmeli?
  • Anne adayları için beslenme önerileri
  • Çay, kahve içmek ülkemizde pek çok kişi için büyük bir keyif; kimileri içinse vazgeçilmez bir alışkanlık. Zinde kalmak, enerjiyi yüksek tutmak ya da sadece hoş bir sohbete eşlik etmek için hemen her gün içtiğimiz kahve ve çayın, içerdiği kafein nedeniyle bir o kadar ciddi zararları olduğunu da unutmamak gerekiyor. Özellikle gebelik sürecinde alınan aşırı kafeinin, bebeğinizin sağlığı açısından geri dönülmesi imkânsız sonuçlar doğurabileceğini hiç düşündünüz mü? Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sedat Kadanalı; kafeinin, gebelik sürecine olumsuz etkileri ve bu olumsuz etkileri ortadan kaldıracak önlemler konusunda bilgi verdi.

    Kafein bebeğe geçiyor

    Kafein, doğada en az 63 bitkinin tohumlarında ve yapraklarında bulunan bir maddedir. Neredeyse hemen her gün çay, kahve, kola gibi içeceklerle herkesin tükettiği bir maddedir. Gebelik dönemlerinde de anne adayları tarafından kafein tüketimi, bilerek veya bilmeyerek içecekler, yiyecekler aracılığıyla alınmaktadır. Kafein içeceklerle alındığında hızla vücuda geçmekte ve plasenta aracılığı ile bebeğe gitmektedir. Vücuda 200 mg kafein alındığında bebeğe kan gönderen plasentanın içindeki akım % 25 azalmakta ve kafein de bebeğe geçmektedir. Anne adaylarının göz ardı etmemesi gereken tehlike de burada başlamaktadır. Anne adayının sahip olduğu kafein yıkımını sağlayan metabolizma, bebek ve plasentasında bulunmamaktadır. Bu yüzden de yıkımı sağlanamayan kafein, bebekte daha yüksek düzeylerde bulunabilmektedir. Annenin metabolik özellikleri; bebeğe geçen kafein miktarını etkilemektedir, kafein metabolizması genetik ve çevresel faktörlerden(nikotin gibi) etkilenerek bireysel farklılıklar gösterebilmektedir. Kafeini hızlı bir şekilde metabolize ederek yıkan bir anne adayı ile geç metabolize eden bir anne adayı, aynı miktarda kafeini alsalar dahi, bebeklerine geçen kafein miktarı farklı olmaktadır.

    Kafeinin her miligramı bebeğinizin kilosundan çalar

    Uzun süre kafein alan anne adaylarının bebeklerinde, gelişme geriliği görüldüğü bilinmektedir. Alınan kafein miktarının, bebek gelişimini nasıl bir şekilde etkilediği ise cevaplanması zor bir sorudur. Annenin; bireysel, metabolik, çevresel ve genetik faktörlerinin değişken olması net bir cevap vermeyi zorlaştıran etkenlerdir.

    Konu ile ilgili olarak yayınlanan bilimsel bir çalışmanın sonuçlarına göre; günde 200 mg kafein alındığında bebek kilosundaki azalma 60-70 gr olmaktadır. Aynı araştırmada gebelik öncesi günde 300 mg kafein alan; ancak gebelik sürecinde bu miktarı günde 50 mg a düşüren anne adayları ile kafein miktarı alımını 300 mg de devam ettiren anne adaylarının bebeklerinin de ağırlıkları karşılaştırılmıştır. Kafein alımını azaltmayan anne adaylarının bebeklerinin ağırlıklarında 160 gr. azalma saptanmıştır. Öne çıkan başka bir veri de kafein alımı arttıkça orantısal olarak bebekteki gelişme geriliğinin de artmasıdır; yani her mg kafein, bebek gelişimine olumsuz yönde etkili olmaktadır.

    Bebeğin sağlıklı gelişiminin iki düşmanı: alkol ve kafein

    Kafein alımı alkol alımına benzer şekilde bebekte gelişme geriliği yapmaktadır; hatta her ikisinin birlikte alınması bu olumsuz etkiyi kat kat artırmaktadır. Vücuttaki nikotin miktarı da bu süreçte, kafeinin bebek üzerindeki olumsuz etkilerini de adeta şiddetlendirmektedir. (Nikotin miktarı sigara içimi ile direkt ilgili olduğu bilinmektedir.) Toplumumuzda da sigara ile çay ve kahvenin sıklıkla birlikte tüketildiği düşünülürse; bu konu gebelik planlayan anne adaylarının dikkat etmesi gereken bir noktadır; çünkü bebeklerinin gelişimini etkileyecek olan bir riskle karşı karşıya kalabilirler.

    Demir emilimini de bozuyor

    Gebelikte bilindiği üzere demir ihtiyacı artmaktadır. Kafeinin olumsuz etkilerinden biri de burada ortaya çıkmaktadır; çünkü gebelikte demir emilimini %40’lara varan ölçülerde bozmaktadır. Kısacası bir anne adayının; demir ihtiyacını sağlamak amacıyla aldığı demir içeren gıda ve ilaçların sağlayacağı fayda, tüketilen kafein nedeniyle engellenmektedir.

    Çay, çikolata ve asitli içeceklerin bilinmeyen yüzü

    Kafein alımını sağlayan tek suçlu sanıldığının aksine kahve değildir. Günlük olarak alınan kafeinin ancak %20-40’ını kahve sağlamaktadır. Özelikle ülkemizde, bu konuda masum gibi görünen suçluların başında çay gelmektedir. Çayı; 60 gramında 10-50 mg kafein yer alan çikolata, kola gibi kafeinli meşrubatlar takip etmektedir.

    Yeşil çay da masum değil

    Günlük olarak tükettiğimiz yiyecek ve içeceklerin kafein içeriğine bakmak en iyi yol olarak gözükmektedir. Bu yol ummadığımız içecek ve yiyeceklerde kafein miktarlarını da öğrenmemizi sağlamaktadır. Örneğin; “siyah çayda kafein var; yerine yeşil çay içeyim” diyen çoğu kişi yeşil çayın da azımsanmayacak oranda kafein içerdiğini bilmemektedir. Bu açıdan bakıldığında her anne adayı kendi yeme içme alışkanlığını gözden geçirerek almakta olduğu günlük kafein miktarının farkına varmalıdır. Anne adayı, gebe kalmayı düşündüğü zaman kafeini mümkünse diyetinden kaldırmalı ya da en azından yarıya düşürmelidir. İngiltere ve Amerika’da kadınların hamilelik planladıklarında ve hamileliklerinde günlük kafein alımını 300 mg altında tutmaları önerilmektedir.

    Sonuç olarak kafein; gebelik sürecinde bebekte gelişme geriliği yapan ve tüketim miktarının artırılmasıyla da bebekte görülen olumsuz etkiyi de pekiştiren bir maddedir. Gebelik öncesi ve sırasında kafeini, diyetinizde bulunan hangi yiyecek ve içeceklerle aldığınızın farkına vararak; kafeini mümkün olduğunca en düşük miktarda tüketmek ve gebelikte bu alışkanlıklarınız üzerinde düzenlemeler yapmanız bebeğinizin gelişimi üzerinde olumlu etki yaratacaktır.

     

    28 Temmuz 2010
    Psk. Merve Tepeli Yürüten
    Sanal dünyanın etkisinde çok fazla kalarak yetişen nesil, yüz yüze iletişim ve ikili ilişkiler konusunda, gerçek dünyaya ve onun koşullarına ayak uydurmada sorun yaşamaktadır.
    Uzm.Dyt. FATOŞ ÖZCAN
    Anti-oksidantlar ve bazı besin maddelerini günlük beslenmemize eklememiz bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapacaktır
    Uzm. Dyt. FATOŞ ÖZCAN
    Bağışıklık sistemimiz, bizi enfeksiyonlardan, kanserlerden ve çevresel zararlardan korur, yanık ya da ameliyat sonrası iyileşmeyi çabuklaştırır.
    Prof. Dr Tevfik Özlü
    5727 sayılı yasayla gelen sigara içme yasağının iş yerlerinde uygulanmasıyla, söz konusu işletmelerin zarar ettiği iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Bu sözlerin söz konusu yasağın arkasındaki büyük kamuoyu desteğini azaltmak, yasağı gevşetmek amacıyla bilinçli olarak öne sürüldüğü inancındayım.
    Psk. Merve Tepeli Yürüten
    Unutmamalıdır ki, hayatı boyunca kusursuzluğu ararken kendini unutan çok insan vardır.
    ©2010 saglicaklakal.com
    Trend Bilişim Tanıtım Pazarlama Hizmetler Ticaret Limited Şirket
    Halaskargazi Caddesi
    No 146/5 Şişli 34363 İstanbul
    Tel: 212- 343 44 44
    Faks: 212 - 230 84 84
    iletisim@saglicaklakal.com
    Buradaki yayınlar bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve hekim konsültasyonunun yerine konulamaz.